|
Bunlar oldukça fazladır. Bu alametlerin başlangıcı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nebi olarak gönderilmesi, bitişi ise yeryüzünde ‘Allah Allah’ zikrinin kesilmesi ve orada insanların en şerlilerin kalmasıdır. Ortaya çıkan veya çıkacak olan alametlerin hepsini sakınılması gereken birer yasak olarak algılamak doğru değildir. Bunlar birer işarettir, iyisi de olur, kötüsü de, helali de olur, haramı da. Şimdi bu alametleri güç nisbetinde olup biten, görülüp devam eden ve henüz görülmeyenler şeklinde üç ayrı başlık altında delilleriyle inceleyelim: 1) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in gönderilmesi. Buhari 6425 2) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatı. Buhari 2967 3) Kudüs’ün fethi. Kudüs’ün fethi Ömer (Radiyallahu Anh) zamanında hicri 16. yılda meydana gelmiştir. Buhari 2967, Büyük İslam Tarihi 7/96, 99 4) Davaları bir olan iki grubun savaşması. Âlimlerin görüşüne göre bu savaş Ali (Radiyallahu Anh) ve beraberinde bulunanlar ile Muaviye ve beraberindekilerin yaptığı Sıffîn Savaşı’dır ki, hicri 36. senede meydana gelmiştir. Buhari 3380, 6974, Müslim 2888/17, İbni Hacer el-Askalânî Fethu’l-Bârî 13/107 5) Müminlerin şehit olup, amellerinin temizlenmesini sağlayan bir hastalığın yani tâûnun ortaya çıkması. Bu, Ömer (Radiyallahu Anh) zamanında Kudüs’ün fethinden sonra Filistin’in Amvâs isimli beldesinde ortaya çıkan ve Amvâs Tâûnu diye bilinen bir salgındır. Buhari 2967, İbni Mace 4042, Fethu’l-Bârî 6/334 6) Malların çoğalması ve sadaka verilecek bir kişinin dahi bulunamaması. Daha sahâbe zamanında yapılan İran ve Bizans fetihleri sayesinde mal çoğalmış, raşid halife Ömer bin Abdulaziz (Rahmetullahi Aleyh) zamanında ise zekât verilecek bir kişi dahi bulunamayacak şekilde sel gibi akmıştır. Buhari 6974, Müslim 1011/58 |