top
logo

x
Ülfet İlim Yayma Kültür Ve Dayanışma Derneği
Cennete Davet
İlim - Der
İslam House
İslah
Sahih Hadisler
Ubeydullah Arslan
Ümmül Kura
Guraba Yayıncılık
Tevhid ve Sünnet İlim Yayma Derneği
Yaratılış Gayesi
Online Kuran Dinle
Hadis arama
Fetvalar
Kuran Oku ve Dinle

Anasayfa
Beddua
Urve ibni'z-Zübeyr'den rivayet edildiğine göre Erva binti Evs kendi  arazisinden bir parçayı gasbettigi iddiasıyla Said ibni Zeyd ibni Amir ibni Nufeyl (Allah Ondan razı olsun)'ı Medine valisi Mervan ibni'l-Hakem'a sikayet etti.
Bu sikayet üzerine Said, "Ben bu konuda Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in söylediklerini dinledikten sonra onun hakkını üzerime geçirir miyim hiç!" dedi.
Mervan:
 "- Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'den ne duydun?" diye sorunca, o da:
"- Ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'ın "Kim haksız olarak baska birinin toprağından bir karış zorla yani zulümle alırsa o yerin yedi katı o kişinin boynuna halka gibi geçirilir" buyurdugunu işittim. Bunun üzerine Mervan Said'e hitaben, "Artık senden bundan başka bir delil istemiyorum" dedi.
İş bu noktaya gelince Said:
"- Allahım, eğer bu kadın yalancı ise sen onun gözünü kör et ve kendisini de o arsasında öldür" diye beddua etti. Hadisi rivayet eden Urve söyle diyor: "O kadın ölmezden önce gözleri kör oldu ve bir gün o dava konusu arazide gezinirken bir çukura düşüp öldü."
(Buhari, Bedu'l-Halk, 2; Müslim, Musakat, 139)
Cabir ibni Semurate (Allah Onlardan razı olsun) demistir ki: Kufeliler Halife Hazreti Ömer'e Sa'd ibni Ebi Vakkas'ı şikayet ettiler de Ömer Sa'd'ı valilikten azledip Ammar ibn Yasir'i Kufe'ye vali tayin etti. Kufeliler Sa'd hakkındaki şikayetlerini o kadar ileri götürüp namaz kılmasını bile bilmiyor demeye kadar ithamda bulunmuşlardı. Ömer adam gönderip Sa'd'ı Medine'ye getirtti ve:
 "Ey Ebu İshak, bu adamlar senin namaz kıldırmayı bile bilmediğini iddia ediyorlar" dedi.
Bunun üzerine Sa'd ibni Ebî Vakkas: "Allah'a yemin ederim ki ben onlara Rasûlullah (sallallahu aleyhi esellem)'ın namazı gibi namaz kıldırdım ve ondan hiçbir seyi noksan yapmadım. Yatsı namazını kıldırırken ilk iki rekatta ayakta çok durur, son iki rekatı da hafif tutarım" dedi.
Ömer: "Zaten senden bekledigimiz de bu idi" dedikten sonra meseleyi tahkik için birkaç kisiyle birlikte Sa'd'ı Kufe'ye gönderdi.
Görevli kişi veya kişiler Kufelilerden Sa'd'ın durumunu soruşturdu, bütün mescidlere gidip oraların cemaatlerinden Sa'd'ın halini sordu. Onlar da Sa'd hakkında hep övgü dolu sözler söylediler. En sonunda Absoğulları mescidine gitti ve herkesin Sa'd hakkında bildiklerini söylemeye davet etti. Onlar arasından Ebu Sa'de  diye anılan Usame ibni Katade kalktı ve şöyle dedi:
"- Madem bize Allah adını verdin, söyleyelim. Sa'd askeri birliklerle birlikte harbe gitmez, mal taksiminde eşitlik gözetmez ve adaletle hükmetmez" dedi. Bunun üzerine Sa'd söyle dedi: "Madem ki böyle söyledin, ben de senin hakkında üç dua edeceğim, dinle: "Allahım senin bu kulun bu söylediklerinde yalancı ise ve söylediklerini gösteriş ve şöhret için söylüyorsa, onun ömrünü uzat, fakirliğini artır ve fitnelere uğrat" dedi.
Sonraları o adama halinden sorulduğunda, "Kocamış, fitneye uğramış, zavallı bir ihtiyarım ben. Sa'd'ın bedduasına uğradım" diye cevap verirdi.
Hadisi Cabir'den rivayet eden Abdulmelik ibni Umeyr der ki: "Daha sonraları o ihtiyarı ben de gördüm. Yaşlılıktan dolayı kaşları gözlerinin üzerine sarkmış olduğu halde yolda rastgeldiği kızlara sataşır ve onları çimdiklerdi."
(Buhari, Ezan, 95; Müslim, Salat, 158)

Bu Öğeyi Paylaşın

 
Kıyametin Küçük Alametleri

Bunlar oldukça fazladır. Bu alametlerin başlangıcı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nebi olarak gönderilmesi, bitişi ise yeryüzünde ‘Allah Allah’ zikrinin kesilmesi ve orada insanların en şerlilerin kalmasıdır. Ortaya çıkan veya çıkacak olan alametlerin hepsini sakınılması gereken birer yasak olarak algılamak doğru değildir. Bunlar birer işarettir, iyisi de olur, kötüsü de, helali de olur, haramı da.

Şimdi bu alametleri güç nisbetinde olup biten, görülüp devam eden ve henüz görülmeyenler şeklinde üç ayrı başlık altında delilleriyle inceleyelim:

1) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in gönderilmesi.

Buhari 6425

2) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatı.

Buhari 2967

3) Kudüs’ün fethi. Kudüs’ün fethi Ömer (Radiyallahu Anh) zamanında hicri 16. yılda meydana gelmiştir.

Buhari 2967, Büyük İslam Tarihi 7/96, 99

4) Davaları bir olan iki grubun savaşması. Âlimlerin görüşüne göre bu savaş Ali (Radiyallahu Anh) ve beraberinde bulunanlar ile Muaviye ve beraberindekilerin yaptığı Sıffîn Savaşı’dır ki, hicri 36. senede meydana gelmiştir.

Buhari 3380, 6974, Müslim 2888/17, İbni Hacer el-Askalânî Fethu’l-Bârî 13/107

5) Müminlerin şehit olup, amellerinin temizlenmesini sağlayan bir hastalığın yani tâûnun ortaya çıkması. Bu, Ömer (Radiyallahu Anh) zamanında Kudüs’ün fethinden sonra Filistin’in Amvâs isimli beldesinde ortaya çıkan ve Amvâs Tâûnu diye bilinen bir salgındır.

Buhari 2967, İbni Mace 4042, Fethu’l-Bârî 6/334

6) Malların çoğalması ve sadaka verilecek bir kişinin dahi bulunamaması. Daha sahâbe zamanında yapılan İran ve Bizans fetihleri sayesinde mal çoğalmış, raşid halife Ömer bin Abdulaziz (Rahmetullahi Aleyh) zamanında ise zekât verilecek bir kişi dahi bulunamayacak şekilde sel gibi akmıştır.

Buhari 6974, Müslim 1011/58

Bu Öğeyi Paylaşın

 
« BaşlatÖnceki12345678910SonrakiSon »

Duyurular

prev
next

İLETİŞİM BİLGİSİ

Güncel

faaliyet ve duyurularımızı

SMS yoluyla almak için,

cep telefon numaranızı

0507 975 01 01

no'lu numarayı

arayarak kayıt ettiriniz.

 

Namaz Vakti

Kur'an Dinle


bottom
top

bottom

Her Hakki Saklidir. www.Ulfetder.com

Ülfetder Website Yönetim Ekibi Mozilla Firefox'u Öneriyor.